KARDELENIM
VE CANIM KIZLARIM

ERGENEKONUN OSMANLI AYAGI

ERGENEKON’UN OSMANLI AYAĞI

ŞEHİD ABDÜLAZİZ HAN

ŞEHİD ABDÜLAZİZ HAN

Bugün ergenekon denilen illetin ülkeye ve ülke insanına yapyaptıklarını acı ve tessürle izlerken ;tarihin derinliklerinden aslında bu yapılanmanın daha Osmanlı Devleti zamanından beri var olduğunu bugün sizlere nakledeceğimiz olayda göreceğiz.

Bugün Sultan Abdülaziz Han’ın şehid edilmesini kızı Nazime Hanım’a ait bir hatıradan alıntılar yaparak anlatacağız.Tabii sadece bununla da kalmayıp diğer kaynaklardan da faydalanacağız.Hüseyin Avni,Mithat, Rüştü ve Süleyman Paşalar Abdülaziz Han’a darbeyi 30 Mayıs 1876 salı sabahı 04:30′da gerçekleştirmeyi planlamışlardı.

Hüseyin Paşa, önceden talim için Suriye’den  getirttiği askerlerin kışlada yer açılana kadar saray bahçesinde kalması için sultandan izin alnıştır.Süleyman Paşa ise 300 harbiye talebesine padişaha bir suikast yapılmak istendiğini yarın bu hususta erken tedbir alınacağını,verilecek emirlere aynen uyulması gerektiğini söyler.Bu Suriye’den gelen askerler gece 04:00 gibi uyandırılılar.Harbiye talebeleriyle birlikte sarayı kuşatırlar.Donanma,Dolmabahçe önlerine demirler.

KATİL HÜSEYİN AVNİ

KATİL HÜSEYİN AVNİ

Hallin tertipçileri ise Kuzguncuk’ta Hüseyin Avni Paşa’nın yalısında dürbünle sarayı gözetler.Eğer tertip amacına ulaşmaz ise o gece yalıda toplantıda olduklarını söyleyip kendilerini temize çıkarmayı da planlarlar.Hal’ kararı Darü’s-Sade Ağası Cevher Ağa vasıtasıyla Pertevniyal Sultan’a da iletilir ancak valide sultan oğluna bunu söyleyemez.

Valide Sultan, oğlunu uyandırmak için odaya girdiği sırada top sesleri duyulur ve darbe başlar.Bu sırada Abdülaziz Han validesine “Bunlar Murad’ın culus toplarıdır.Beni amcam Selim Han’a döndürdüler ve bu işi Avni Paşa yapmıştır.Zannederim Rüştü ve Ahmet Paşalar da bu işte birliktelerdir. “der.

Sultan Abdülaziz Han ve efradı saray rıhtımına indirilir ve donanmanın arasından kayıklarla Topkapı Sarayı’na taşınır.Kendisine ve ailesine öğle yemeği verilmez ve bizzat Avni Paşa’nın amriyle Sultan III. Selim Han’ın şehid edildiği odaya Abdülaziz Han yerleştirilir.Bu arada veliahd Murad Efendi tahta çıkarılır.

Sultan, V. Murad’dan mektupla  kendisinin başka bir mekana naklini ister.Bu ricası yerine getirilir ve Çırağan Sarayı’nda bulunan Feriha Sarayı’na nakledilir.Burada kendisine üç uşak görevlendirilir.(Bu üç kişi şehid edileceği gün Fahri Bey tarafından saraya sokulmuşlardı.)

Cinayet şebekesi 8 kişi idi.Bunlardan altı tanesi sultanın odasına girer ve sultanın üzerine atılır.Padişah dirense de bir süre sonra bitkin düşer ve bu caniler padişahın bilek damarlarını keserler.Sultan tamamen bitkinleşince oradan sıvışırlar.

Asıl  bundan somrası çok ilginç ve acı…Olay bittikten sonra daha önceden planlandığı gibi hizmetçi ve küçük memurlar feryada başlar.Bunun duyulması üzerine  oda kapısı kırılır ve Sultan Abdülaziz Han bir şilteye sarılarak karakola götürülür.Bu acelenin sebebi boğuşma izlerini gizlemektir.Karakola nakledilen Sultan aslında hala canlıdır.Muayene için gelen doktorlara Avni Paşa “Bu, bir padişahın cesedidir.Onun için size her tarafını gösteremem “demek suretiyle darb izlerinin görülmesine mani olur.

Bu şekilde bir incelemeden tutulacak rapora imza atmayacağını söyleyen Hekim Ömer Paşa’nın o sırada rütbeleri sökülmüş ve askerleikten uzaklaştırılmıştır.

abdülaziz han ve ailesi

Rapor iki kez yazılmış;hatta vekiller tarafından beğenilmemiş ve üçüncü kez yazılmıştır.Raporda “Sultan makasla kollarını kesmiştir. denilmiştir.Otopside bulunan doktorlardan Marko Paşa cesede hiç elini sürmediğini daha sonraları bizlere hatıralarında  aktarır.

Bu hadisede sorulması gereken soru şudur:”Padişahın naaşı neden alelacele karakola götürülmüş ve olay yerinde tahkikat yapılmamıştır?”

Bu sorunun cevabı basittir. Su-i kast sonrasında sultanın canlı kalma olasılığına mahal vermemek için nakil esnasında ve karakolda tamamen şehid edilmesi sağlanmıştır.Hüseyin Avni Paşa’nın cinayetten haberi yoktu(!) ancak henüz evinden çıkmamış paşanın saraya hemen gelmesi şaşırtıcı değil midir?

Yıldız Mahkemesi’nde Rüştü Paşa(Tertipçilerden biri de odur), naaşın karakola getildiğinde hayat belitilerinin mevcut olduğunu,hekimlerin de bunu geldiklerinde müşahede ettiklerini söylemiştir.

İşte sayın okuyucularımız,bu anlattığımız hadiseler ve hususlar göz önünde bulundurulduğunda bir padişah şehid edilmiş ve buna intihar süsü verilmeye çalışılmıştır.Ancak veliyullah denilen ve abdestsiz yere basmayacak kadar inceliğe sahip ve dini bilen bu kişiler nasıl olur da intiharın ebedi cehennemlik olduğunu bile bile intihar eder.

El-Hayat Gazetesinin Abdülaziz Han Haberi

El-Hayat Gazetesinin Abdülaziz Han Haberi

İşte bu, tarihte hiçbir şeyin gizli kalamayacağının isbatı bir durumdur.İşin daha acı tarafı bu cinayeti Sultan’ın kızı Nazime Hanım’ın da görmüş olmasıdır.Bu ülkenin ilerlemesine bilerek ya da bilmeyerek engel olanları bizler ve tarih kıyamete kadar affetmeyecek ve mahşerde de hesabını soracağız