KARDELENIM
VE CANIM KIZLARIM

FIKRALAR

Dükkânın Âkıbeti
Cimri bir adam ölüm döşeğinde
son dakikalarını yaşıyordu.
Gözlerini araladığı bir an
bütün ailesinin başına
toplanmış görünce sordu:
- Anneniz burada mı?
- Evet baba, burada.
- Peki, küçük kızım burada mı?
- Buradayım baba.
- Büyük oğlum burada mı?
- Evet baba.
- Küçük oğlum, sen de burada
mısın?
- Buradayım baba.
- Herkes buradaysa dükkânı
kime bıraktınız ya hu!


Açılan Ayakkabı‏
Adamın biri ayakkabı almak için mağazaya girer. Denediği ve beğendiği ayakkabıların birinin ayağını sıktığını söyler. Mağaza sahibi;
- Bir hafta sonra açılır, deyince adam cevabı yapıştırır;
- Peki o zaman. Bunlar burada kalsın. Ben bir hafta sonra gelip alayım.


Japon musunuz?
Adamın biri durakta beklerken yanındaki yolcuya:
? Siz Japon musunuz, diye sorar.
? Hayır, der.
Beş dakika sonra tekrar sorar, adam tekrar ?Hayır.? der. Beş dakika sonra tekrar derken adam artık sıkılır:
? Evet Japon?um der.
Adam da cevap verir:
? Hiç de benzemiyorsunuz.

Nereye

İki arkadaş bir gün sokakta bir penguen bulmuşlar ve onu karakola götürmüşler. Komiser onlara bu hayvanı hayvanat bahçesine götürmeleri gerektiğini söylemiş. Akşama doğru komiser pencereden dışarı baktığında iki kafadarı penguenle gezerken görünce:
- Ben size o hayvanı, hayvanat bahçesine götürün demedim mi?
İki arkadaş da cevap vermiş:
- Götürdük komiserim. Şimdi de sinemaya götürüyoruz.
Yine Geldim
Midesinden şikâyeti olan bir adam, doktorun muayenehanesine girerken gözüne ücret tarifesi ilişir.
?İlk muayene otuz lira, sonrakiler on lira.?
Yazıyı okuyan adam, güler yüzlü bir şekilde doktorun yanına girer. Sanki ikinci gelişiymiş gibi:
- Doktor bey, ben yine geldim, der.
- Yaa! Öyle mi, der doktor. Geçen defa verdiğim ilaçları kullanmaya devam edin.


MATEMATİK

Annesi, matematiği zayıf olan oğluna dört işlemi öğretmeye çalışıyordu:
- Bak yavrum, matematik kadar kolay bir ders yoktur aslında. Örneğin; sen bir bakkal olsan, ben sana gelip tanesi elli kuruştan iki yumurta, bir liradan da üç ekmek alsam, kaç lira vermem gerekir.
Çocuk gözlerini kırptı, biraz düşündü, ama işin içinden çıkamadı.
- Zararı yok anneciğim, borcun olsun; sonra ödersin.


Soru
Meraklı bir öğrenci, babasına sormuş: “Babacığım, dünyada kaç tane ülke var?” “Bilmiyorum.” “Bir üçgenin iç açıları toplamı kaçtır?” “Hatırlayamadım oğlum.” “Peki, fotosentez nedir?” “Şu anda aklıma gelmiyor.” “Babacığım, sorularımla seni sıkıyor muyum?” “Hiç olur mu oğlum? Sor, sor ki öğrenesin!”


Duralım mı?
İki köylü tarla sulama anlaşmazlığı yüzünden birbirlerine girmişler. Civarda da kimsecikler yokmuş. Birbirlerini bir güzel tartaklamışlar. Yara bere içinde bitkin düşmüşler.
Biri diğerine sormuş:
— Yahu arkadaş, duralım mı?
— Duralım, duralım gayri. Baksana çevrede bizi ayıracak kimse yok zaten.

Görünmez Kaza
Polis merkezine bir ihbar gelir. İki araba kaza yapmıştır. Polis olay yerine geldiğinde arabaların sapasağlam; şoförlerin kafalarının yaralanmış olduğunu görünce sorar:
— Anlatır mısınız, olay nasıl oldu?
— Komiserim... Hava sisli olduğundan kafamı pencereden çıkarmış öyle gidiyordum. Meğerse arkadaş da karşıdan öyle geliyormuş.

Serçe
Bir serçe motosiklet kullanan bir adamın kaskına çarpmış. Adam, kaskına çarpan serçeyi yerden alarak evine götürmüş. Bir kafesin içine koymuş. Su ve yem bıraktıktan sonra işine gitmiş. Bir zaman sonra serçe, gözlerini açmaya başlamış. Gözlerini açınca etrafına bakınmış. Parmaklıkların arasında olduğunu fark edince mırıldanmış: “Eyvah, adamı öldürdük herhâlde!”

Serçe
Bir serçe motosiklet kullanan bir adamın kaskına çarpmış. Adam, kaskına çarpan serçeyi yerden alarak evine götürmüş. Bir kafesin içine koymuş. Su ve yem bıraktıktan sonra işine gitmiş. Bir zaman sonra serçe, gözlerini açmaya başlamış. Gözlerini açınca etrafına bakınmış. Parmaklıkların arasında olduğunu fark edince mırıldanmış: “Eyvah, adamı öldürdük herhâlde!”

RESİM
Babası, önündeki boş resim kâğıdına bakan kızına sordu:
— Kızım, ne resmi yapıyorsun?
— Babacığım, çimenlikte bir keçi resmi yapıyorum.
— Nerede o çimen? Ben göremiyorum.
— Hepsini keçi yedi.
— Eee! Keçiyi de göremiyorum.
— Yiyecek bir şey bulamayınca o da gitti.

İki Dedektif
İki arkadaş birlikte ormanda kamp yaparlar. Yemek yiyip yattıktan sonra biri uyanır ve arkadaşına seslenir:
— Hey dostum, yukarıya bak ve bana ne gördüğünü söyle.
— Milyonlarca yıldız görüyorum.
— Bu sana neyi gösteriyor?
— Astronomik olarak milyonlarca galaksinin ve dolayısıyla milyarlarca gezegenin varlığını görüyorum. Yıldızların konumuna bakarak saatin 3’ü çeyrek geçtiğini çıkarıyorum. Meteorolojik açıdan da bugün havanın çok güzel olacağını tahmin ediyorum. Neden sordun? Sana ne gösteriyor?
Arkadaşını sabırla dinleyen adam artık dayanamaz:
-— Yahu görmüyor musun, çadırımızı çalmışlar!

İki Dedektif
İki arkadaş birlikte ormanda kamp yaparlar. Yemek yiyip yattıktan sonra biri uyanır ve arkadaşına seslenir:
— Hey dostum, yukarıya bak ve bana ne gördüğünü söyle.
— Milyonlarca yıldız görüyorum.
— Bu sana neyi gösteriyor?
— Astronomik olarak milyonlarca galaksinin ve dolayısıyla milyarlarca gezegenin varlığını görüyorum. Yıldızların konumuna bakarak saatin 3’ü çeyrek geçtiğini çıkarıyorum. Meteorolojik açıdan da bugün havanın çok güzel olacağını tahmin ediyorum. Neden sordun? Sana ne gösteriyor?
Arkadaşını sabırla dinleyen adam artık dayanamaz:
-— Yahu görmüyor musun, çadırımızı çalmışlar!

NEREDEN BİLİYOR

Küçük çocuğun başı ağrıyordu. Doktor çağırdılar. Doktor hap vererek dedi ki:
— Bu hap şimdi senin baş ağrını geçirir. Peki, onu kolay yutabilecek misin?
— Kolay yutmasına yutarım da, hap mideme girdikten sonra başıma giden yolu nereden bulacak?


Kimse Oturmuyordu

Seyahatten dönen adam, arkadaşına yakınıyordu:
— Bu sefer perişan oldum, çok kötü bir tren yolculuğu geçirdim. Arkadaşı merakla,
— Hayrola ne oldu?
— Trende yerim tersti başım döndü, midem bulandı, yahu.
— Aman kardeşim, insan karşısındakine rica edip yer değiştirir.
— Benim de aklıma geldi gelmesine ama karşımda kimse oturmuyordu ki!


AYAKKABI
Adamın biri ayakkabı almak için mağazaya gitmiş. Denediği ve beğendiği ayakkabılardan birisinin ayağını sıktığını söylemiş. Mağaza sahibi de:

— Bir hafta sonra açılır, demiş.

Adam:

— İyi o zaman, ben bir hafta sonra gelip alayım, demiş.


ADRES TARİFİ


Kaybolan küçük çocuğa polisler sormuş:
— Yavrum senin evin nerede?
— Parkın karşısında!
— Peki, park nerede?
— Evin karşısında!

DÜZELTME

İlkokul üçüncü sınıfta okuyan Oktay’ın yazısı, ablasının yazısından daha güzeldi. Bir gün Oktay’dan, dil bilgisi ödevini temize çekmesini isteyen ablası ertesi gün öğretmenden sıfır aldı. Neden mi; Oktay, ablasının yazdığı “Bir işi, bir oluşu ve bir hareketi belirten kelimelere fiil denir.” cümlesinin yanlış olduğunu düşünüp şu şekilde düzeltmeye kalkışmıştı da ondan: “Bir işi, bir oluşu ve bir hareketi yapan hayvanlara fil denir.”

FEN BİLGİSİ
Babası okuldan dönen oğluna sormuş:
— Bugün okulda ne yaptınız?
— Fen Bilgisi dersinde deney yaptık.
— Peki, yarın ne yapacaksınız?
—Deneyde yıkılan duvarı yapacağız babacığım.