KARDELENIM
VE CANIM KIZLARIM

koynumda dinazor beslemisim

Koynumda dinozor beslemişim

Koynumda dinozor beslemişim

Oğlum 3.5 yaşında. Bebekliğinden bu yana çeşitli ilgi alanları olan bir çocuk oldu.

Müzik ve fotoğraf konusundaki ilgisi değişmez bir nitelik taşırken, son dönemlerde dinozorlara olan ilgisiyle tarihe geçmek üzere. Önceleri ekskavatörlere, vinçlere, kamyonlara karşı büyük bir ilgisi vardı.

 

Evin tam karşısında başlayan ve uzun süren inşaat nedeniyle iş makineleri onu çok heyecanlandırır olmuştu. Ancak 3 yaşını doldurmasıyla birlikte bir dinozor aşkı var ki… Evlere şenlik.



 

 /_np/8008/19398008.jpg

 

 

Bundan 6 ay kadar önce evde kendi halinde, hatta oldukça sıradan 2 dinozor vardı. Bir akşam, dişlerini fırçalamadan uyumak istedi.

Onu konuşarak ikna etmek yerine dinozorları kaptım. İkisini konuşturmaya başladım.





O kocaman, tırtıklı dişlerini her gece uyumadan önce fırçaladıklarını anlattılar karşılıklı olarak. Baktım Ata koşarak diş fırçalamaya gidiyor, dünyalar benim oldu.

 


Aklıma koydum, artık her konuda bu iki dinozoru kullanabilirim. Aynı zamanda insan ilişkilerini, hatta inanın kendisiyle kurması beklenen iç iletişimi oyun yoluyla Ata’ya gösterebilirdim. Ayrıca içinde bulunduğu ruh halini anlamam, onun nasıl düşünen ve duyumsayan biri olduğunu anlamam kolaylaşabilirdi.

Bu şekilde kendi kendimize bir çeşit oyun terapisi yapıyorduk anlayacağınız. Koca dişli yırtıcıları kibar kibar konuşturmak gerçekten komikti bir bakıma.

 

/_np/4474/19384474.jpg

Sonraki günlerde oyuncakçıya gitmiştik.

 


İlk defa kamyon, vinç, dozer dışında başka bir şey; yani dinozor alıp çıkmanın farklı heyecanıyla eve geldik. Akşam yemeğinden sonra yaptığımız dinozor tiyatromuza yeni  elemanlar katılmıştı. Ata arada kükremeye ve dinozorlarını karşılıklı olarak dövüştürmeye fazla kaptırıyor.

 

Bu tür durumlarda “aa, iyi arkadaşlar birbirini ısırır mı?” gibi garip bir ironiyle yumuşatmaya çalışıyorum. Hayvancıkların tabiatına aykırı, tamam,  ama bizim tiyatromuzda kurallar farklı, ne yapalım. Örneğin ilk ve en önemli kural kontrollü olabilmek.

 


Her hafta ekibe yenileri katılıyor, (haftada bir oyuncak günümüz var) bu kadar dinozorla yaşamak daha da güç hale geliyordu. Çünkü sehpa üzeri, şifonyer kenarı, kapı arkası, radyatör boşluğu, kanepe altı dinozorlarla doluydu. Hepsine arkadaş gibi yaklaştığı için, bu yırtıcılara karşı elimden geldiğince saygıda kusur etmemeye çalışıyordum.

 


Geçenlerde ilginç bir şey oldu.  Dinozor tiyatrosuyla geçirdiğimiz zamanların meyvelerinden birini tattım. Biraz hasta gibiydim. Öğleden sonra çok kısa bir uyku uyudum. Gözlerimi açtığımda beni her zamankinden farklı şeyler bekliyordu.

 

“Uff, boynum tutulmuş” derken, canımı yakan şeyin aslında bir dinozor olduğunu farkettim. Yastığımın altındaydı. Derken üzerimdeki örtüyü kaldırmamla bağrımdaki envai çeşit ve renk dinozoru farketmem bir oldu.

 

Üstelik tişörtümün yakasında hırkamın içinde kocaman kocaman dinozorlar vardı. Meğer koynumda dinozor beslemişim, diyerek gülerken sırada Ata geldi.

 

Neden bunu yaptığını gerçekten anlamak istemiştim. Sordum; “oğlum dinozorların hırkamın içine yerleştirmişsin” .“Evet “ dedi. “Peki neden olduğunu bana anlatmak ister misin?”  Parmağıyla oyuncaklarını işaret etti. “Şuradaki T-Rex’ ten korktular. Ben de senin yanına sakladım” dedi. 

 

/_np/4479/19384479.jpg


İlk an diyecek hiçbir şey bulamadım. Sıkı sıkı sarıldığını hatırlıyorum. “Bana güvendiğin için teşekkür ederim, çok mutlu oldum” diyebildim. “Hı hı” diye başını salladı. “Sen küçük dinozorları çok seversin” dedi.

 


Evet, oğlumun bana çok güvendiğini biliyordum ama bu olay uçurdu beni. 

Sanırım oyun sırasında minik dinozorlarımızı tehlikelerden korumaya çalışmam, saldırganlık dürtüsünün kontrol edilebilir bir şey olduğunu anlatmaya çalışmam nedeniyle bunu yaptı. Bir de yavru kedilere, minik bebeklere gösterdiğim tepkimi kavramış ve yeniden bana yansıtmıştı.

 


Koruma duygusunun gelişmesi, kimin nasıl davrandığını anlaması ve davranış tahmini geliştirmesi, oynadığımız oyunlarla gelen ciddi kazanımlardan biri olmuştu.

 


HAFTANIN AKTİVİTE ÖNERİSİ

 

Bahar geliyor. Bu hafta balkonunuza veya bahçenize ekeceğiniz çiçekleri seçebilirsiniz. 

 

-Otları yolmak, çapalamak ve çiçek ekmek çocukları rahatlatan ve beyni sağ yarı küresini aktive eden aktivitelerden sadece bir tanesi. Sağ beyin ise, duygularımızı tanıdığımız, bütünü algılayan ve yaratıcılığı barındıran bir merkez.



 

 



-Çocukların toprağı avuçlamaları, şekil vermeleri, kürekle saksıya doldurmaları çok sıradan gözükse de derinlerdeki yaratıcı cevheri yüzeye yaklaştırabilecek güce sahip. Aynı zamanda duyularının gelişmesi için nefis bir imkan.

 

-Minik bir saksı ve biraz toprak, seçtiğiniz bir çiçekle hem mutlu zamanlar geçirebilir hem de minik bahçıvanınızın gelişimine katkıda bulunabilirsiniz.